Basın Sessiz Halk Yalnız
Basın Sessiz Halk Yalnız
“Son zamanlarda bazı il başkanlarının sadece sosyal medya paylaşımlarıyla gündeme gelmesi gerçekten üzücü.” Basınla diyalog kurmayan, halkın sorunlarına kulak vermeyen, ne yazık ki sadece fotoğraf karelerinde var olmaya çalışan bir figürün gerçek bir liderlik sergilemesi mümkün mü? Benim gözümde, bu, sadece görünür olmak için yapılan boş bir çaba. Bir il başkanının görevi, sadece kameralar önünde gülümsemek, o anı yakalamak ve bunu sosyal medya hesaplarında paylaşmak değil. Gerçekten bir şey yapmak, halkın sorunlarını duymak, çözüm üretmek ve bu çözümleri hayata geçirmektir.
Bir fotoğrafın ne kadar etkileyici olabileceğini biliyorum. Anın gücü, bir karede yakalanan duygu, bazen kelimelerden çok daha derin bir anlam taşır. Fakat bu fotoğrafların bir amacı olmalı. Bir anlamı olmalı. Bir il başkanının sosyal medya paylaşımlarından daha fazlasını beklerim. Çünkü biz, onu sadece görüntü olarak değil, bir lider olarak görmek isteriz. Bize, halkın derdine derman olacak adımlar atmasını, sorunlara çözüm üretmesini bekleriz. Bize, “Ben buradayım, bu şehri yönetiyorum, bu sorunları çözeceğim” demesini isteriz. Ama bazen görüyoruz ki, bu kişiler sadece poz veriyor. Başka bir şey yapmıyorlar.
Bunu, sadece gözlemlerime dayanarak söylemiyorum. Bunu, yerelden aldığım haberlerle, halkın şikayetleriyle, sokaktaki insanın gözlerinde gördüğüm hayal kırıklığıyla söylüyorum. Bir il başkanının, sadece fotoğraf çekip paylaşmakla yetinmesi, halkın güvenini kazanmak için yetersiz. Halk, o kişinin gerçekten onların yaşamını kolaylaştıracak bir şeyler yaptığına inanmak ister. Ama ne yazık ki, bazen bu tür liderler sadece görünür olmak için çaba gösteriyorlar ve geriye sadece boş bir fotoğraf kalıyor.
Daha da kötüsü, basınla ilişki kurmamak. Bu bana, bir kişinin sorumluluklarını göz ardı etmesi gibi geliyor. Bir il başkanı, sadece sosyal medya platformlarında görünür olmakla yetinemez. O kişi, basının gücünü kullanmalı, kamuoyunu bilgilendirmeli, halkın sorunlarını gündeme getirmeli ve bu sorunların çözümleri için çalışmalıdır. Ama ne yazık ki bazen bu tür liderler, basının sorularına dahi cevap vermekten kaçınıyorlar. Oysa basın, halkın doğru bilgiye ulaşmasını sağlar. Bir il başkanının, basınla iletişim kurmaması, halkla arasındaki köprüyü koparmak demektir. Oysa bir liderin sesini, sadece kendi seçmenlerine değil, tüm kamuoyuna duyurabilmesi gerekir.
Halkla, partisiyle ve hatta kendi ekibiyle etkili bir iletişim kurmayan bir liderin, doğru yönlendirmeler yapabilmesi de mümkün değildir. Bu kişilerin yaptığı, sadece görsel bir şovdan ibaret kalır. Bir il başkanının sosyal medya paylaşımlarına bakarak ne kadar başarılı olduğunu asla ölçemeyiz. Fotoğraflar, yalnızca dışarıya verilen bir izlenimdir. Gerçek başarı, o kişinin gerçekten halkın içinden çıkıp, sahada neler yaptığını görmekle anlaşılır.
Bir il başkanının gerçek liderliği, bir fotoğraf karesinde yakalanamaz. O lider, sadece sosyal medya paylaşımlarında değil, halkın içindedir, sorunların çözümüne odaklanmıştır ve basınla doğru iletişim kurarak çözüm önerilerini geniş kitlelere duyurur. Fotoğraf çektirip sosyal medyada paylaşmak, bu sorumluluklardan kaçmanın en kolay yoludur. Ama kolaylık, liderliği sağlamaz. Gerçek liderlik, halkın gözünde, o kişinin toplumun ihtiyaçlarına verdiği yanıtlarla şekillenir.
Evet, fotoğraflar önemli olabilir, ancak bir liderin halkla kurduğu bağ, attığı somut adımlarla ölçülür. Sahada var olmalı, halkın taleplerine kulak vermeli, çözüm üretmeli ve bu çözümleri birer proje haline getirmelidir. Sosyal medya paylaşımları ne kadar sık olursa olsun, bunlar sadece geçici bir dikkat çeker. Asıl önemli olan, o kişinin halkın içinde, onların derdine derman olmak için sürekli bir çaba içinde olup olmadığıdır. Bir il başkanının görevini sadece “görünür” olmak olarak görmek, asıl işin gerisinde kalmak demektir. O zaman sadece “poz veren bir figür” olursunuz, lider değil.
