Susmak Çoğu Zaman Kabullenmektir
Merhaba sevgili okurlarım,
Bugün sizlerle biraz farklı, biraz da düşündürücü bir yazı paylaşacağım. Ne bir isim vereceğim ne de açıkça bir belediye adı anacağım. Ancak satır aralarını okuyan herkes, bu yazının nereye yazıldığını gayet net anlayacaktır. Bu nedenle yazının haklı olup olmadığını ayrıca sorgulamak gereksiz; çünkü yazının içeriği, neden yazıldığını ve haklılığını zaten kendi içinde açıkça ortaya koyuyor.
Şimdiden belirtmem gerekir ki, bu yazı özellikle Giresun’da yaşayan ve az çok yerel siyasetle ilgilenenler için anlamlı olacak. Diğer şehirlerden okuyan bazı dostlar için bağlam eksik kalabilir, bunun için de şimdiden anlayışınıza sığınıyorum.
Peki neden yazıyorum bu yazıyı? Birine bir düşmanlığım mı var? Hayır, kesinlikle değil. Ancak herkes görevini yapmalı. Bizlere, mesleğimiz gereği, vatandaşlardan sorular geliyor. Cevap bekleyen, aydınlatılmak isteyen bir topluluk var karşımızda. Fakat ortada cevap yoksa, sessizlik varsa, biz de susarsak; o zaman gazeteciliğin, yazarlığın anlamı ne kalır?
İşte bu yüzden kaleme alma gereği duydum bu satırları.
Bir şehirde, hele ki adı Giresun gibi herkesin herkesi tanıdığı bir şehirde, yapılan her siyasi açıklama sadece bir kişinin değil, binlerce insanın dikkatini çeker. Hele ki bu açıklama, geçmişte görev yapmış bir isimden geliyorsa ve doğrudan mevcut yönetimi hedef alıyorsa, konu sadece kişisel olmaktan çıkar; kamusal bir mesele hâline gelir.
Son günlerde kentte yankılanan sözler dedikodu değil; açık açık, toplumun önünde yapılan ciddi ithamlardır. Bu sözleri duymayan, konuşmayan, paylaşmayan neredeyse kalmadı. Hal böyleyken, herkesin gözünün çevrildiği yer tek bir makam: belediye başkanlığı.
Ancak gariptir, şehrin merkezine yerleşmiş bu tartışmaya karşılık gelen ne bir açıklama var ne de bir duruş. Oysa bir belediye başkanının en temel sorumluluklarından biri; halkı aydınlatmak, doğru bilgilendirmek ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla güven tesis etmektir.
Eleştiriye herkes maruz kalabilir. Bu, demokrasinin doğasında vardır. Fakat eleştiri karşısında susmak —hele ki hedef doğrudan sizseniz— en hafif tabirle şüphe doğurur. Sessizlik bazen cevabın ta kendisi olur. Ve bu cevap, sizi haklı değil, haksız gösterebilir.
Kamuoyuna karşı sorumluluğu olan herkesin bilmesi gereken bir şey vardır: Toplum açıklama bekler. Ve bir açıklama gelmediğinde, insanlar kendi sonuçlarını çıkarır. O sonuçlar çoğu zaman gerçeği yansıtmaz ama yayılır… büyür… yerleşir.
Bu yüzden kimse kusura bakmasın: Bir belediye başkanına yöneltilen iddialar ortadayken, o başkan sessizliğini koruyorsa halkın gözünde haklı olma şansını kendi elleriyle zayıflatır. Unutulmamalıdır ki; susmak, çoğu zaman kabullenmektir.
