GİRESUN EĞİTİM-SEN: AFFETMİYORUZ, UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ

Şube Başkanı Yıldıray Bıçak

Şube Başkanı Yıldıray Bıçak

Giresun Eğitim-Sen Şube Başkanı Yıldıray Bıçak, Atapark’ta düzenlenen 10 Ekim anma etkinliğinde adaletin sağlanması çağrısında bulundu. Etkinliğe CHP Giresun İl Kadın Kolları Başkanı Ayşegül Hotmanoğlu Ejderoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı. Bıçak konuşmasında, “Değerli basın emekçileri, değerli dostlar; biz emekçiler olarak emeğin özgürlüğü ve halkların kardeşliği için, dün ve bugün olduğu gibi 10 Ekim mitingiyle de çatışmaların ortasında barış diyen bir taraf olarak inisiyatif üstlendik. Yaratılmak istenen korku duvarlarına teslim olmadık. Kutuplaştırma politikalarına karşı emekçilerin birliğini ve halkların kardeşliğini savunduk. Böyle davrandığımız için bize ağır bedeller ödetildi. Yüreğimiz kanamaya devam ediyor, acımız hâlâ tazeliğini koruyor,” dedi.

 

Giresun Eğitim-Sen Şube Başkanı Yıldıray Bıçak şu ifadeleri kullandı:

 

“Değerli basın emekçileri, 10 Ekim sabahı Türkiye’nin dört bir yanından, ellerinde karanfillerle, dillerinde ‘barış’ türküleriyle toplananlar; halaya duranlar, horon tepenler bu ülkenin güzel insanlarıydı. O insanlar, ‘Silahlar sussun, ölümler dursun, çocuklar gülsün’ diye omuz omuza yürümek için toplanmışlardı. 9 yaşındaki Veysel Atılgan gibi… Katilleri, katliam emrini verenleri en çok korkutan, bir araya gelen on binlerin gözlerindeki ışıltı; bizde bir türlü bitirilemeyen umut ve kararlılıktır. Yaratılmak istenen korku imparatorluğunun karanlığına karşı aydınlık; savaşa karşı barış; karamsarlığa karşı umudu diri tutma azmimiz, kan emicileri korkutuyor. Bombaları patlatmayı başardılar ama aradan geçen 10 yıl bir kez daha gösterdi ki umudumuzu, emek, barış ve demokrasi talebimizi, gelecek güzel günlerin özlemini bastıramadılar, yok edemediler; edemeyecekler!”

 

“Değerli basın emekçileri, 10 yıl geride kaldı. Ancak 10 yılda katliamın gerçek sorumluları hâlâ ortaya çıkarılamadı. Tek bir idari yetkili bile resmi olarak soruşturulup yargılanmadı. Katliam insanlık suçu olarak tanınmadı. Failler ile fail örgütler arasındaki bağlantılar, istihbarat raporları ve devlet kurumlarının ihmallerinin üzeri hâlâ örtülü. Soruşturma süreçlerinde gecikmeler yaşandı; kritik belgeler ya kayboldu ya karartıldı; tanık beyanlarına yeterli güven verilmedi. Kamu görevlileriyle ilgili iddialar (emri veren, gözeten, ihmal eden) sistematik olarak geri plana itildi. Dünyanın dört bir yanında arananları getirmekle övünen devlet, 10 Ekim davasının firari sanıklarını hâlâ yargılamaya getirmedi. Katliamdan sonra oluşan siyasal atmosfer sonucu tek başına iktidara gelebilen ve hâlâ zor ve baskı politikalarıyla iktidarda kalmaya çalışanların barışa ve demokrasiye dair sözlerinin emekçiler nezdinde hiçbir inandırıcılığı olmadığı açıktır. İktidar, anayasa gereği vatandaşlarının yaşam hakkını ve can güvencesini korumakla yükümlüyken bunun gereğini yapmadı; katliamın yaşanmasında sorumluluğu bulunan tek bir idareci hakkında dahi soruşturma izni vermediği gibi, yargı kararıyla verilen tazminatları bile geri isteyerek bir garabete daha imza atmıştır. Bununla fiilen ‘Ben iktidar olarak yaşam güvencesini sağlamakla yükümlü değilim’ demiştir. Bu boyutuyla da anayasanın ayaklar altına alınması söz konusudur. Dolayısıyla gerçek suçlular açığa çıkarılıp yargılanıncaya kadar adalet mücadelemiz devam edecektir.”

 

“Değerli basın emekçileri, değerli dostlar; biz emekçiler olarak emeğin özgürlüğü ve halkların kardeşliği için, dün ve bugün olduğu gibi 10 Ekim mitingiyle de çatışmaların ortasında barış diyen bir taraf olarak inisiyatif üstlendik. Yaratılmak istenen korku duvarlarına teslim olmadık. Kutuplaştırma politikalarına karşı emekçilerin birliğini ve halkların kardeşliğini savunduk. Böyle davrandığımız için bize ağır bedeller ödetildi. Yüreğimiz kanamaya devam ediyor, acımız hâlâ tazeliğini koruyor. Ancak acımızı kararlılığa dönüştürerek katliamın hesabını sormaya devam edeceğiz. Gerçekler ortaya çıkıncaya kadar, gerçek suçlular hesap verinceye kadar bir an olsun durmayacağız. Katillere ve katliamlara inat; yılmayacağız, sinmeyeceğiz, geri çekilmeyeceğiz. Bıkmadan, usanmadan tüm ülkeye gerçekleri anlatacağız. 103 arkadaşımızın hepimizin omuzlarına yüklediği bir sorumluluk ve görev var; onların düşündüğü bir ülkeyi yaratıncaya, insan onuruna yaraşır bir yaşam sağlayıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz. Milliyetçiliğe, şovenizme karşı barışın sesini yükseltmeye, halkların kardeşliğini savunmaya devam edeceğiz. 10 Ekim katliamının üzerinin örtülmesine, unutturulmak istenmesine izin vermeyeceğiz. 10 Ekim davası biz ‘bitti’ demeden bitmeyecek! Bedeli ne olursa olsun emek, barış ve demokrasi mücadelemizden geri adım atmayacağız. 10 yıl önce Ankara’da on binlerce kişi hep bir ağızdan ‘Savaşa İnat, Barış Hemen Şimdi!’ diye haykırdı; bombalarla susturmaya çalıştınız. Ama mücadele bitmedi: bugün alanlardan bir kez daha haykırıyoruz: SAVAŞA İNAT, BARIŞ HEMEN ŞİMDİ! Katliamı gerçekleştirenler, yönlendirenler ve kollayanlar şunu bilsin ki: AFFETMİYORUZ! UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!”

Giresun Belediyesi  halkın sağlığı Previous post GİRESUN BELEDİYESİ ZABITA MÜDÜRLÜĞÜ HALKIN SAĞLIĞI VE EKONOMİSİ İÇİN SAHADA
Fuat Köse Sağlıklı Kentler Next post GİRESUN BELEDİYESİ’NE SAĞLIKLI KENTLER BİRLİĞİ’NDEN ÖDÜL