Coğrafya’nın Kaderi ve Direnişi
Merhaba sevgili okurlarım;
Bir kadının coğrafyası, sadece doğduğu yerle değil; maruz kaldığı düzenle, yaşadığı adaletsizlikle, susturulduğu kelimelerle çizilir.
Bu ülkede bir kadın olmak, haritanın üzerinde değil, sistemin içinde kaybolmaktır çoğu zaman. Bir ülkenin gerçek coğrafyası, dağlarıyla, ovalarıyla değil, vicdan mahkemesiyle ölçülür. Çünkü vicdan, sadece acımak değildir; haksızlığa karşı durabilmektir.
Rojin Kabaiş’in ölümü neden aydınlatılmıyor? Neyden korkuyoruz? Kimler neden, neyden korunuyor?
Bir babayı 30 yıl yaşlandıran olaya bu ülke sessiz kaldı, ne yazık ki. Sadece Rojin ölmedi; Rojin’le beraber babası da öldü.
Bir kadının öldürülmesine sessiz kalan sistem, sadece adaleti değil, insanlığını da kaybetmiş olur.
Bir kadının coğrafyası, babasının feryadının yankılandığı yerdir.
O feryat, yalnızca bir kız evladın değil, bütün bir toplumun vicdan çağrısıdır.
Belki de artık duymamız gereken ses, o babanın çığlığıdır — çünkü o ses, adaletin son yankısıdır.
Bir kadının coğrafyası, aslında vicdanın sınandığı yerdir.
O sınavda kimimiz susar, kimimiz görmezden gelir, kimimiz ise kalemini silah yapar.
Ama unutulmamalıdır ki, hiçbir yasa, hiçbir iktidar, vicdanın sesi kadar gür değildir.
Söz ver bana: Kadınlar korkmadan yürüyebilsin.
Söz ver bana: Sessiz çığlıklar, toplumun vicdanını delip geçsin.
Söz ver bana: Adalet, sadece istatistiklerde değil, sokakta, evde, her yerde gerçeğe dönüşsün.
Bir babanın feryadı, artık yalnızca evin duvarlarında yankılanmasın.
O ses, toplumun vicdanına çarpan bir çığlık olsun; gözleri açan, kalpleri harekete geçiren bir çağrı.
Bir kadının coğrafyası, sadece doğduğu topraklardan mı ibarettir?
O coğrafya; üzerine bastığı taşla değildir, kulağında yankılanan dillerle şekillenip büyür. Ama her zaman bir mücadeleyle yoğrulur.
Biz kadınlar, çoğu zaman haritalarda bile görünmeyen sınırların içinde yaşarız.
İşte o yüzden, bir kadının coğrafyası yalnızca toprak değil; bir direnişin, bir sessiz çığlığın, bir umudun haritasıdır.
Ve belki de asıl devrim, bir kadının kendi coğrafyasını sahiplenmesinde başlar.
Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle…
Unutmayın ki, kadınlar önce seslerini duymaları gerekir.
Ecem Kaldırım
