Siyaset susarsa sokak konuşur
Yazan: Hakan Kuloğlu
Giresun’da son zamanlarda dikkat çeken bir sessizlik var. Ama bu sessizlik öyle huzurlu, dingin bir sessizlik değil. Bu, sahipsizliğin, ilgisizliğin, unutturulmuşluğun sessizliği. Siyasi partilerin büyük kısmı, seçimlerden sonra adeta ortadan kayboluyor. Tabelalar yerli yerinde duruyor, ama içeri girip bir çay isteyen olsa muhatap yok.
Bazı partiler seçim döneminde sahaya iniyor, ellerinde broşürler, sosyal medya postları, hızlıca yapılan birkaç açıklama… Sonra? Sonrası koca bir boşluk. Seçim bitiyor, ışıklar sönüyor, perde kapanıyor. Teşkilatlar sessizliğe bürünüyor. İl başkanları telefonlara çıkmıyor, ilçe başkanları görünmez oluyor.
Oysa siyaset böyle yapılmaz. Siyaset, düğmeye basılıp seçim günü açılan, sonra fişi çekilen bir mekanizma değildir. Siyaset, sokakta başlar. Çarşıda pazarda devam eder. Vatandaşla selamlaşmak, bir çayını içmek, halini hatırını sormak; esas siyaset odur.
Bugün Giresun’un mahallelerine gidin, sorun: “Siyasi partilerden kimse geldi mi?”
Alacağınız cevap çoğu zaman aynıdır: “Seçimden sonra bir daha gören olmadı.”
Peki bu nasıl bir temsil anlayışıdır?
Kimi partiler kendisini ahlakın, maneviyatın, inancın temsilcisi olarak tanıtıyor. Büyük laflar, iddialı söylemler… Peki sahada ne var? Yok! Hiçbir faaliyet yok. Ne bir açıklama, ne bir ziyaret, ne bir projeye dair bir kıpırtı… Yalnızca tabela. O da güneşte solmaya bırakılmış.
Oysa Giresun’un sorunları her geçen gün büyüyor.
Gençler iş arıyor, aileler geçim derdinde. Esnaf günü kurtarma telaşında. Köy yolları hâlâ yamalı bohça gibi. Şehirde büyüyen çocuklar, bu şehri terk etmenin hayalini kuruyor.
Bu kadar derdin arasında siyaset ortadan kaybolursa, o boşluğu halk doldurur.
Ve halk konuşmaya başladığında, susanların sesi duyulmaz artık.
Ben gazeteci olarak sokaktayım. Görüyorum, duyuyorum. Vatandaş nezdinde “çalışmayan parti” tanımı artık çok net. Çünkü halk gözlem yapar. Kimin geldiğini, kimin selam verdiğini, kimin yalnızca seçim günü broşür dağıttığını unutmaz.
Giresun’un sokakları siyaset bekliyor. Ama sokaklar boş.
Ve şimdi sessiz kalanların yerine konuşma sırası sokakta.
Kusura bakmasın kimse ama; sadece seçim günü ortaya çıkan siyasetçiler bu halkın güvenini hak etmiyor.
Siyaset susarsa, sokak konuşur.
Ve sokak, konuştuğunda sadece ses vermez, yön verir.
Şimdiden duymayanlar varsa, ileride çok şey kaybedecek.
