Belediye Başkanı Bülent Kara
Tirebolu Belediye Başkanı Bülent Kara, Katı Atık Bertaraf Tesisi konusunda yürütülen sürece ilişkin yaptığı kamuoyu açıklamasında, tesisin planlandığı alanın Tirebolu’nun içme suyu, tarımsal üretimi, turizm potansiyeli, doğal ve tarihî değerleri açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, ilçenin geleceğine ilişkin hassasiyetlerini dile getirdi. Kara, açıklamasında bilimsel veriler, bağımsız teknik değerlendirmeler, çevresel risk analizleri ve Tirebolu halkının görüşlerinin karar süreçlerinde dikkate alınması gerektiğini belirterek, “Tirebolu’nun suyuna, toprağına, doğasına, üretimine, turizmine, tarihine ve geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz” mesajını verdi.
Kara, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Tirebolu’nun geleceğini, doğal zenginliklerini, yaşam kaynaklarını, tarımsal üretimini, turizm potansiyelini ve tarihî mirasını doğrudan ilgilendiren Katı Atık Bertaraf Tesisi konusunda yürütülen süreci büyük bir hassasiyetle takip ediyoruz.
Tesisin yapılması planlanan alan, yalnızca bir arazi değildir.
Burası, Tirebolu ilçesinin içme suyu ihtiyacının karşılanmasında hayati öneme sahip ve alternatifinin oluşturulması son derece güç olan içme suyu kaynağımıza çok yakın bir konumdadır. İlçemizin geleceği açısından vazgeçilmez olan bu su kaynağının her türlü çevresel riskten uzak tutulması ve mutlak surette korunması gerektiğine inanıyoruz.
Yerine yenisini koymanın mümkün olmadığı bu su kaynağını riske atabilecek hiçbir kararın, yeterli bilimsel inceleme ve değerlendirme yapılmadan alınmasını kabul etmemiz mümkün değildir.
Burası aynı zamanda coğrafi işaretle tescillenmiş Giresun fındığının yetiştiği, tarımsal üretim açısından son derece değerli bir vadidir. Fındık, Tirebolu için yalnızca ekonomik bir ürün değil; binlerce ailenin emeği, geçim kaynağı ve ilçemizin önemli değerlerinden biridir.
Tirebolu’nun bir diğer önemli değeri olan 42 No’lu Çay Fabrikamız ve çevresindeki çay üretim alanları da bu bölgenin doğal ve ekonomik bütünlüğünün önemli bir parçasıdır.
Söz konusu alan, yalnızca tarım ve doğal yaşam açısından değil, Tirebolu’nun turizm potansiyeli açısından da büyük önem taşımaktadır. Harşit Vadisi’nin doğal güzellikleri, tarihî değerleri ve sahip olduğu kültürel miras, ilçemizin gelecekteki turizm potansiyelinin önemli unsurlarındandır.
Ayrıca tesisin planlandığı alan, Karadeniz sahilini iç kesimlere ve bölgedeki önemli yerleşim merkezlerine bağlayan karayolu güzergâhının hemen yanında bulunmaktadır. Bu yol yalnızca Tirebolu için değil, bölgesel ulaşım açısından da önemli bir geçiş güzergâhıdır.
Böylesine stratejik bir ulaşım aksının yanında yapılması planlanan bir Katı Atık Bertaraf Tesisi; çevresel etkilerinin yanı sıra görüntü, koku, trafik yoğunluğu, bölgenin turizm algısı ve gelecekteki gelişim potansiyeli açısından da kapsamlı şekilde değerlendirilmelidir.
Bunun yanında söz konusu alan Harşit Vadisi içerisinde yer almaktadır.
Harşit Vadisi’nin taşıdığı taşkın ve afet riski, geçmişte yaşanan acılarla da açıkça ortaya konulmuştur. 22 Ağustos 2020 tarihinde meydana gelen sel felaketinde 6 şehidimizi verdiğimiz bu coğrafya, yaşanan büyük acının izlerini hâlâ taşımaktadır.
2021 yılında hazırlanan taşkın ve afet risk değerlendirmelerinde de Harşit Vadisi’nin taşıdığı yüksek riskler ortaya konulmuştur. Bu nedenle taşkın riski bulunan bir bölgede gerçekleştirilecek herhangi bir yatırımın; su kaynakları, jeolojik yapı, taşkın riski ve çevresel etkileriyle birlikte en hassas şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Üstelik tesisin, Orman Genel Müdürlüğü Harşit Müzesi’nin hemen yakınında planlanıyor olması da ayrıca üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konudur.
Çünkü bu topraklar yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihî hafızasıyla da değerlidir.
Birinci Dünya Savaşı yıllarında Rus ordusuna ve Ermeni çetelerine karşı verilen şanlı direnişin önemli merkezlerinden biri olan bu bölgede, vatan uğruna hayatını kaybeden ve bugün isimlerini dahi bilmediğimiz isimsiz şehitlerimizin hatırası bulunmaktadır.
Şehitlerimizin hatırasının yaşadığı, tarihimizin izlerini taşıyan bu topraklarda gerçekleştirilecek her türlü yatırımın; bölgenin tarihî kimliğine, kültürel mirasına ve geçmişimize duyulan saygı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Tirebolu Belediyesi olarak kamu yatırımlarına ve ülkemizin gelişmesine karşı değiliz.
Ancak itirazımız; yanlış yer seçimine, ilçemizin içme suyu güvenliğini riske atabilecek olası çevresel tehlikelere ve Tirebolu’nun geleceğini ilgilendiren böylesine önemli bir konuda ilçemizin hassasiyetlerinin göz ardı edilmesine yöneliktir.
Bizim talebimiz açıktır:
İçme suyumuz korunmalıdır.
Giresun fındığı ve tarım alanlarımız korunmalıdır.
Çay üretimimiz ve bölge ekonomimiz korunmalıdır.
Harşit Vadisi’nin doğal dengesi ve afet güvenliği gözetilmelidir.
Tirebolu’nun turizm potansiyeli korunmalıdır.
Tarihî ve kültürel mirasımız korunmalıdır.
Bütün bunlar yapılırken karar süreçlerinde bilimsel veriler, bağımsız teknik değerlendirmeler, çevresel risk analizleri ve Tirebolu halkının görüşleri mutlaka dikkate alınmalıdır.
Tirebolu’nun geleceği, yalnızca bugünün ihtiyaçları üzerinden değerlendirilemez. Bugün vereceğimiz kararlar, yarın çocuklarımıza bırakacağımız Tirebolu’yu belirleyecektir.
Tirebolu Belediyesi olarak ilçemizin suyuna, toprağına, doğasına, üretimine, turizmine, tarihine ve geleceğine sahip çıkmaya; süreci tüm yönleriyle takip etmeye ve Tirebolu’nun haklı hassasiyetlerini ilgili tüm merciler nezdinde dile getirmeye devam edeceğiz.
Tirebolu bizim ortak değerimiz, ortak yaşam alanımız ve gelecek nesillere bırakacağımız ortak emanettir.
Bu emanete hep birlikte sahip çıkacağız.