Bugün siyaset sosyal medyada
Son dönemlerde siyasetin büyük bölümü adeta sosyal medya vitrinine dönüşmüş durumda. Neredeyse her gün aynı tarz paylaşımlar görüyoruz. Bir yere gidiliyor, birkaç fotoğraf çekiliyor, altına duygusal bir müzik ekleniyor ve paylaşım tamamlanıyor. Elbette siyasetçinin sahada olması, vatandaşın arasında bulunması önemlidir. Buna kimsenin itirazı yok. Ancak vatandaş artık sadece nerelere gidildiğini değil, oralarda ne yapıldığını görmek istiyor.
Çünkü bugün insanların beklentisi müzikli slaytlar değil, gerçek çözümler. Bir mahalleye gittiniz… Peki o mahallenin hangi sorununu gündeme taşıdınız? Bir esnaf ziyareti yaptınız… Peki o esnafın yaşadığı sıkıntılar için nasıl bir adım atacaksınız? Bir toplantıya katıldınız… Güzel. Ama vatandaş o toplantının sadece görüntüsünü değil, sonucunu görmek istiyor.
Açık konuşmak gerekirse artık sürekli aynı tarz paylaşımlar insanlarda “görüntü siyaseti” algısı oluşturmaya başladı. Çünkü ortada sürekli fotoğraf var, müzik var, slayt var ama vatandaşın hayatına dokunan somut açıklamalar çoğu zaman yok. Oysa insanlar sosyal medyada estetik video değil, net mesaj görmek istiyor. Yapılan iş anlatılsın, hedef söylensin, çözüm açıklansın istiyor.
Mesela bu hafta Giresun’da iki ayrı intihar olayı yaşandı. Şehrin gündemi bu kadar ağır ve bu kadar acıyken, toplumun moralini bozan olaylar yaşanırken birçok siyasetçiden kayda değer bir açıklama bile gelmedi. Ama aynı gün sosyal medya hesaplarında müzikli ziyaret videoları paylaşılmaya devam edildi. İşte vatandaş tam da buna tepki gösteriyor.
Çünkü siyaset sadece iyi gün fotoğrafları paylaşma işi değildir. Toplumun derdiyle dertlenme işidir. İnsanların acısına sessiz kalıp sadece görüntü paylaşmak, vatandaşın gözünde samimiyet duygusunu zedeliyor. Halk artık kimin gerçekten topluma dokunduğunu, kimin sadece görünür olmaya çalıştığını çok daha net görüyor.
Bir başka gerçek daha var ki belki de kimsenin açık açık konuşmak istemediği bir konu bu: Siyaset ciddi bir iştir. Sadece sosyal medya yöneterek yapılacak bir alan değildir. Siyasetin ağırlığını taşıyabilmek için güçlü duruş, birikim, çevre ve ekonomik bağımsızlık gerekir. Çünkü sürekli başkasına bağlı hareket eden, kendi ayakları üzerinde duramayan insanların özgür siyaset üretmesi kolay değildir.
Eskiden siyasetçiler gazetelerle, basınla ve halkla daha güçlü iletişim kurardı. Bugün ise bazı isimler sadece kendi sosyal medya hesaplarına kapanmış durumda. Eleştiriye kapalı, sadece kendi hazırladıkları görüntüleri paylaşan bir anlayış oluştu. Oysa siyasetçi toplumun içinde olacak, eleştiriyi dinleyecek, gazetecilerle konuşacak, halkın nabzını tutacak.
Şunu artık herkes anlamalı: Vatandaş müzikli slaytlarla değil, samimiyetle ikna olur. Sürekli aynı efektli videoları paylaşmak bir yere kadar dikkat çeker ama insanların aklında kalan şey yapılan hizmettir. Çünkü çözüm üreten siyasetçi konuşulur, sadece görüntü üreten siyasetçi ise bir süre sonra sıradanlaşır.
Vatandaşın beklentisi çok açık ve nettir: Daha az gösteri, daha fazla çözüm. Daha az slayt, daha fazla samimiyet. Daha az müzik, daha fazla halkın gerçek gündemi. Çünkü siyaset fotoğraf paylaşmak değil, insanların hayatına dokunabilme sanatıdır.
